Nedir.Org *
Sponsorlu Bağlantılar
admin

Edebiyat Nedir


Resim Ekle Dosya Ekle Video Ekle Soru Sor Bilgi Ekle

Sözlükte Edebiyatın Tanımı

1. Okuyanlara estetik (sanatsal) bir doyum sağlamak amacıyla yazılmış, ya da böyle bir amacı olmasa bile biçimsel ve içeriksel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı eserlere edebiyat denir. Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duyguları güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanabilir. Herhangi bir metnin edebiyat eseri sayılabilmesi için sanatsal değerler taşıması gerekir.
2. TDK da ise sanatça, yani insanda estetik duyguyu heyecana getirecek değerde meydana getirilmiş şiir, sahne eseri, hikaye, roman, söylev gibi nazım veya nesir halindeki eserlerin hepsi. Bu eserlerin yer aldığı sanat kolu. Bu sanatı ve bu eserleri inceliyen bilim olarak tanımlanmaktadır. Literatür.

Detaylı bilgi için bknz: Edebiyat Nedir

Edebiyat Nedir

Edebiyat, Alm. Literatur (f), Fr.Littérature (f), İng. Literature. Düşünce, duygu ve hayallerin sözlü veya yazılı olarak güzel ve tesirli biçimde anlatılması sanatı. Okuyana estetik bir tat vermek amacıyla yazılmış olan ya da böyle bir amacı olmasa bile, biçimsel özellikleriyle bu düzeye ulaşabilen bütün yazılı yapıtlar. Bu anlamıyla edebiyat görece yeni bir terimdir.

Batı'da 18. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Geçmişte şiir, destan, tiyatro gibi türler genel olarak edebiyat başlığı altında değil, ayrı ayrı ele alınırdı. Türkiye'de de edebiyat terimi bugünkü anlamına ancak 19. yüzyılın sonlarında kavuşmuştur. Divan edebiyatında şiir ve düzyazı (inşa), amaçlan ve kuralları farklı olan iki ayn sanat dalı olarak görülürdü.

Edebiyatın Kapsamı

Edebiyat bir anlatım biçimidir. Düşünce ve duygulan güzel ve etkili bir biçimde anlatma sanatı olarak da tanımlanır. İnsan yaşantılarını anlatan her metin edebiyat yapıtı değildir. Konu tartışmalı olmakla birlikte, asıl amacı estetik tat vermek değil, bilgi vermek ya da inandırmak olan yapıtlar (teknik ve bilimsel kitaplar, gazete yazılan, reklam metinleri, propaganda yazıları vb) genellikle edebiyatın kapsamı dışında bırakılır. Bir metnin edebiyat yapıtı, sayılması için sanat değeri taşıması gerekir! Ama bu değeri tanımlamak kolay değildir. Edebi değeri olan bilimsel metinlere rastlanabildiği gibi, sanat katına yüksele-meyen şiirler de vardır. Bunlara şiir değil, manzume denir.

Edebiyatın tanımı ve kapsamıyla ilgili tartışmalar, estetik kuramının alanına girer. İlk sistemli estetik felsefesinin kurucusu olan Kant'a göre, bir metnin sanat sayılabilmesi için "çıkar gözetmemesi", başka bir deyişle kendi dışında hiçbir amaç taşımaması gerekir. Bütün sanatlar gibi edebiyat da bu bakımdan oyuna benzetilebilir. Oyunun kendi dışında hiçbir amacı yoktur, yalnız zevk almak için oynanır ve biter. Bu yaklaşım, edebiyatı öteki insan eylemlerinden ayıran çok önemli bir noktayı vurgulamakla birlikte, iki yönden eleştiriye açıktır. Birincisi, fazlaca "hazcı" bir yaklaşımdır; edebiyat yapıtlannın içerdiği "doğruluk" boyutunu, aydınlanma yanını ihmal etmektedir. İkincisi, yeterince tarihsel değildir; geçmişte edebiyat dışı sayılan bazı metinlerin zamanla edebiyat kapsamı içine alındığını, bazılarınınsa edebi değer ve işlevini yitirdiğini göz önünde tutmamaktadır. Oysa bütün insan ürünleri gibi sanat da ölümlüdür.

Edebi türlerin en "edebi", en katışıksız, en yoğun olanı lirik şiirdir. Estetik haz vermenin ötesinde hiçbir amaç taşımaz. Ama bu estetik hazzın içinde derin, karmaşık ve dile getirilmesi güç bir insani gerçeklikle karşılaşmanın verdiği heyecan da vardır.

Yoğunluk ve katışıksızlık açısından lirik şiiri destan, eleji, ağıt, mesnevi, dramatik şiir ve felsefi şiir gibi manzum türler izler. Bunlar genellikle firik şiirden daha uzun ve daha gevşek dokuludur. Roman, 18. yüzyılda gelişen ve 19. yüzyılda öne çıkan bir türdür. Kaynaklan açısından en zengin edebi biçim olduğu söylenebilir. Destan, masal, ortaçağ romansları, deneme ve felsefi metin gibi daha eski biçimlerin hepsi romanı beslemiştir. Ama günümüzde satışa çıkan romanlann büyük bölümü edebiyat yapıtı sayılmaz; estetik zevk vermek için değil, oyalamak ve eğlendirmek için yazılmışlardır. Seyahatname, gezi notları, anı, otobiyografi, günlük ve mektup gibi kişisel metinler, genellikle edebiyat ile belgeseli ayıran çizginin iki yanında yer alır. Üsluplarının yetkinliği ve içeriklerinin zenginliğiyle büyük edebiyat yapıtı katma yükselenler olduğu gibi, "gazete yazısı" ve "anı defteri" düzeyinde kalanlan da vardır. Birçok kişisel metin, edebi değerinden çok, yazan konusunda özel bilgiler vermesi yüzünden ilgi çeker. Öte yandan, kolay kolay hiçbir türe sokulamayan ve üslup kaygısı gözetilmeden yazıldığı halde okurlara estetik bir doyum sağlayan metinler de vardır; 20. yüzyıl edebiyatında dışavurumculuk, dadacılık ve gerçeküstücülük gibi akımlann ürünleri genellikle bu türdendir.

Edebiyat Akımları

 Anakreontizm
 Anlatımcılık (Ekspresyonizm)
 Dadaizm (Dada Hareketi)
 Dandizm
 Doğaüstü
 Edebiyat-ı Cedide
 Egzistansiyalizm
 Entimist (İçtenci)
 Estetizm
 Fütürizm (Gelecekçilik)
 İmajizm
 Empresyonizm (İzlenimcilik )
 Klasisizm (edebiyat)
 Kübizm
 Lirizm
 Milli Edebiyat Akımı
 Natüralizm
 Neo-Klasikçilik
 Neo-Realizm
 Parnasizm
 Parnasse Okulu
 Popülizm
 Postmodernizm ve Roman
 Realizm (Gerçekçilik)
 Romantizm
 Romantizm ve Gerçekçilik
 Simgecilik (Sembolizm)
 Sürrealizm (Gerçeküstücülük)
 Verismo

Edebiyat Türleri

a) Nazım Türleri

 1- Şiir
 2- Destan
 3- Ağıt
 4- Mesnevi
 5- Eleji

b) Nesir Türleri

 1- Roman
 2- Öykü
 3- Masal
 4- Tiyatro
 5- Deneme
 6- Makale
 7- Biyografi
 8- Otobiyografi
 9- Eleştiri
 10- Anı
 11- Gezi yazısı
 12- Mizah
 13- Edebi destan

Edebi Eser Nedir

Edebi Eser : Duygu, düşünce ve hayallerimizi sözle veya yazıyla etkili bir biçimde dile getiren esere edebi eser denir. Kısaca yaşanan, görülen, duyulan, bir olayın ya da bir duygu veya düşüncenin estetik ölçüler içinde anlatıldığı eserlere, edebi eser denir.

Edebi Eserlerin Özellikleri

a-) Edebi eserin dili, dilin günlük kullanımından farklı olarak, okuyucuda güzel duygular uyandıracak şekilde olmalıdır.
b-) Edebi eserde, ele alınıp işlenen belli bir konu ve bu konunun işlenmesinde belli bir amaç olmalıdır.
c-) Duygu, düşünce ve hayaller mutlaka belli bir tür ve şekil kullanılarak ifade edilmelidir.
ç-) Yazılan eserler, insanda hoşa gidecek hisler uyandırmalıdır.
d-) Edebi eserlerde, her zaman estetik değer aranmalıdır.

Edebi Eserlerin Yararları Nelerdir

* İnsanların duygu, düşünce ve hayal dünyasını geliştirir, zenginleştirir.
* İnsanlar arasında dostluğun kurulmasını sağlar. Çevremizdeki güzellikleri bize gösterir.
* Kişinin hissettiği ancak tanımlayamadığı duyguları tanımlar.
* Bir edebî eseri okuyan kişi psikolojik yönden rahatlar, o eserin kahramanıyla empati kurar, onunla bütünleşir.
* Edebî eserler yazıldıkları çağın dil, kültür ve sanat anlayışını yansıtır.

Örneğin: Tanzimat Edebiyatı şair ve yazarlarından Namık Kemal'in eserlerinde o devrin sanat anlayışını, aile, gelenek, görenek ve evlenme gibi konularını görebiliriz.

Edebi Sanatlar

1 - İNTAK (KONUŞTURMA) SANATI

- Cansız varlıkları ve insan dışındaki canlıları insan konuşturmaya intak denir.
- Mor menekşe:’’Bana dokunma;’’diye bağırdı.
- Minik kuş:’’Anne beni rüyalar ülkesine götür.’’diye yalvarıyordu.
- Not: İntak sanatının olduğu her yerde doğal olarak teşhis sanatı vardır.

2 - TEZAT SANATI

- Aralarındaki bir ilgiden dolayı aynı konu ile ilgili karşıt kavramların ya da özelliklerin bir arada kullanılmasıdır.
Ağlarım hatıra geldikçe gülüşlerimiz.
.
Neden böyle düşman görünürsünüz.
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar.
Bende gördüm güneşin doğarken battığını

3 - MÜBALAĞA (ABARTMA) SANATI

- Bir varlığın, olayın ya da durumun olduğundan büyük ya da küçük gösterilmesine mübalağa denir.
Âlem sele gitti gözlerimin yaşından.
.
Aramazdık gece mehtabı yüzün parlarken
Bir uzak yıldıza benzedi güneş sen varken.

4 - HÜSN-İ TALİL SANATI

- Bir olgunun gerçek nedeni bilindiği halde onu başka bir nedenden oluyormuş gibi gösterme sanatıdır. Gerçek sebep inkâr edilerek yerine heyecan verecek bir neden gösterilir. Gösterilen neden güzel olmalıdır.
Ateşten kızaran bir gül ararda
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi
Biz mutlu olalım diye her şey yeşile boyanmış

5 - TEVRİYE SANATI

- Nükte yapmak için iki anlamı bulunan bir sözcüğün uzak anlamını kastederek kullanma sanatıdır.
Bir buse mi bir gül mü dedi gönlüm
Bir nim tebessümle o afet gülüverdi.
Bize Tahir Efendi kelp demiş
İltifatı bu sözde zahirdir
Maliki mezhebim benim zira
İtikadımca kelp Tahir’dir (Kelp; köpek demektir. Tahir; temiz demektir.
Maliki mezhebine göre köpek temiz varlıktır.)

6 - TECAHÜL-İ ARİF SANATI

- Bir nükte yapmak için bildiği bir şeyi bilmezlikten gelmeye tecahül-i arif denir
.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allah’ım bu çizgili yüz?
Geç fark ettim taşın sert olduğunu
Su insanı boğar, ateş yakarmış.

7 - TELMİH SANATI

- Bir mısrada veya cümlede geçmişte yaşanmış olan, herkesçe bilinen bir olayı veya şahsı hatırlatmaya telmih denir. …
Tur Dağı’nda Musa ile çağırayım Mevla’m seni

8 - KİNAYE SANATI

- Bir kelimeyi veya sözcük grubunu hem gerçek hem de mecaz anlama gelecek şekilde kullanmaya kinaye denir. Kinaye de mecaz anlam kastedilir
.
Düşenin elinden tutmak gerekir Ali gözü açık bir çocuktur

9 - TARİZ (İRONİ) SANATI

- Birini küçük düşürmek ve onunla alay etmek amacıyla sözün ya da kavramın gerçek ve mecaz anlamı dışında büsbütün tersini kastetmektedir.
Düşük alan bir öğrenciye:’’Allah nazardan korusun, bu ne büyük başarı.’’demek gibi.

10 - TENASÜP SANATI

- Anlam bakımından aralarında ilgi bulunan iki veya daha fazla kelimenin bir arada (beyit-mısra- dörtlük) kullanılmasına denir.
Nedir bu zulüm, bu haksızlık, bu işkence.

11 - LEFF-Ü NEŞİR (TOPLAYIP DAĞITMA) SANATI

- Birinci mısrada toplanan en az iki kavramın ikinci mısrada bir benzerinin söylenmesine denir.
Gönlümde ateştin, gözümde yaştın
Ne diye tutuştun, ne diye taştın.

12 - CİNAS SANATI

- Mısra sonlarında sesteş sözcüklerle yapılan uyaklara cinas sanatı denir.
Kalem böyle çalınmış yazıma
Ne kışım benzer kışıma
Ne yazım benzer yazıma

Kısmetindir gezdiren yer yer seni
Arşa çıksan da bu akıbet yer yer seni.

13 - SECİ SANATI

- Düz yazıda, kelimelerin kafiyeli olacak şekilde sıralanmasına denir
Sarı saçlı sevgilim seni saat sekizde saray sinemasında bekliyorum.

14 - ALİTERASYON SANATI

Mısra veya beyitte ahenk oluşturacak şekilde aynı sesin veya hecenin tekrarlanmasına denir.

15 - AKROSTİŞ SANATI

Mısraların baş harflerinin birleşmesi sonucu anlamlı bir kelime veya isim çıkacak şekilde şiir yazmaktır.
Nasıl ağlar hazan erince yapraklar
İntizar ile bî-mecal sararıp düşerken
Hayalî kaplar ufku geçen yazın
Artık sade hatırası kalacaktır
Leylâklarda müteessir solan

16 - İRSAL-İ MESEL

( Örnek, misal getirme)
Yazılı ve sözlü anlatımda bilhassa şiirde ifade edilen düşünceyi ispat etmek, pekiştirmek ya da daha etkili kılmak maksadıyla meşhur bir sözü ya da vecizeyi söyleme, kullanma sanatıdır. Bu sanat özellikle muhatabı ikna etmek maksadıyla yapılır ve kullanılan atasözü ve vecizeler Türkçenin yanı sıra Farsça veya Arapça da olabilir.
Kirpikleri uzundur yârin hayale sığmaz
Meşhur bir meseldir “Mızrak çuvala sığmaz”
Hevâî
Mesel: Örnek, benzer, numune; anlamlı ve dokunaklı etkili söz; ahlâka yararlı hikâye
darb-ı mesel: Atasözü
Sevgilini kirpikleri öyle uzundur ki hayale bile sığmaz, hayal dahi edilemez. Meşhur bir atasözü dür; Mızrak çuvala sığmaz.

17 - TEŞBİH (BENZETME)

- Anlama güç katmak için, aralarında gerçek ya da mecaz, çeşitli yönlerden ilgi, benzerlik bulunan en az iki varlıktan zayıf olanı nitelik bakımından güçlü olana benzetme sanatıdır.
Şair, kendisini etkileyen bir olay veya varlık karşısında heyecanlanır, bu heyecanını daha kuvvetli ve tesirli anlatabilmek için, o ruh hâlini okuyucuda daha iyi canlandırabilecek benzetmeler yapma yoluna gider ve bunun sonucunda da teşbih sanatı meydana gelmiş olur.

Teşbih sanatında en az iki, en fazla dört öğe bulunur. Öğeleri şunlardır :
1- Benzeyen (müşebbeh, teşbih edilen, benzetilen) : Birbirine benzetilen şeylerden nitelik bakımından güçsüz olanıdır.
2- Kendisine Benzetilen : Birbirlerine benzetilen şeylerden nitelik bakımından daha üstün ve güçlü olanıdır.
3- Benzetme Yönü : benzeyen ve kendisine benzetilen arasındaki ortak noktadır. Zaten benzetme bu ortak noktayı belirtmek için yapılır. (Ancak bu ortak nokta her zaman vurgulanarak zikredilmeyebilir.)
4- Benzetme Edatı : Benzeyen ve kendisine benzetilen arasında benzetme ilgisi kuran kelime veya ektir. Teşbihte genellikle şu kelime ya da ekler benzetme edatı olarak kullanılır :
Âdeta, andırır, benzer, bigi, çü, çün, gibi, gûnâ, gûne, gûyâ, gûyiyâ, kimi, mânend, meğerki misal, misillü, misl, nitekü, nitekim sanki sıfat (gül- sıfat), tek, tıpkı, -asa, -vâr, -veş vb.
Aşağıdaki örnekte benzetme ögelerini topluca görebilmekteyiz.

Örnekler:
Durmuş zaman gibiydi geçmeyen zaman.
Yahya Kemal
1- Benzeyen (benzetilen) : zaman
2- Kendisine benzetilen: durmuş saat
3- Benzetme yönü ( : durup geçmemek, ilerlememek, durmuş
4- Benzetme edatı: gibiydi

Ali aslan gibi cesurdur.
1- Benzeyen-benzetilen: Ali
2- Kendisine benzetilen: aslan
3- Benzetme yönü: cesaret
4- Benzetme edatı: gibi

18 - İSTİARE (İĞRETİLEME)

- Teşbihin ana öğelerinden sadece kendisine benzeyen ya da kendisine benzetilenle yapılan teşbihe istiare denir. Kendisine benzetilenle yapılana "açık istiare" kendisine benzeyenle yapılana "kapalı istiare" denir.

Açık İstiare Kapalı İstiare
Benzeyen-Yok Benzeyen-Var
Benzetilen-Var Benzetilen-Yok

- Bir ihlal uğruna Rab ne güneşler batırıyor.
K.Benzetilen
- Uludağ etekleri al ipekten bu akşam.
- Karadutum, çatal karam, çingenem
- Nar tanem, nur tanem, bir tanem
- Varsın rüzgâr bahçelerde gezsin
- Ay zeytin ağaçlarından yere damlıyordu.

19 - TEŞHİS (KİŞİLEŞTİRME) SANATI

- Cansız varlıklarla ve insan dışındaki canlılara insan özellikleri vermeye teşhis sanatı denir.
Onun ölümüne gökyüzü ağladı.
İçmiş gibi geceyi bir yudumda,
Göğün mağrur bakışlı bulutları.
Ay suda bestelerken en güzel şarkısını
Küreklerim de suya en derin şiiri yazdı.



Edebiyat Resimleri

  • 4
    Edebiyat Nedir 3 yıl önce

    Edebiyat Nedir

Edebiyat Sunumları

  • 3
    Önizleme: 4 hafta önce

    Edebiyat Bilgi ve Kuramları Sunusu Slayt PPTX

    (Göster / Gizle) Sunum İçeriği: Düz metin (text) olarak..
    1. Sayfa
    EDEBİYAT BİLGİ VE KURAMLARIYrd.Doç.Dr. Mehmet ÖZDEMİR

    2. Sayfa
    Edebiyatın TanımıEdebiyat nedir? Sorusunun cevabını doğru olarak vermek zorundayız.Edebiyat Arapça “edeb” kökünden gelmektedir… “Edeb”in anlamı ise; davet, zerâfet ve ahlâk’tır…

    3. Sayfa
    Bu gün günlük hayatımızda bile çok sık kullandığımız, “edebiyat” kelimesi, bizim Edebiyat tarihimizde ilk olarak ne zamandan itibaren kullanılmaya başlanmıştır?...Acaba biliyor muyuz?...

    4. Sayfa
    Osmanlı döneminde, “güzel yazı yazma” anlamında “ilmü’l – edeb” tabiri kullanılırdı.Yani bugünkü anlamda “edebiyat” kelimesi henüz o döneminde kullanılmıyordu.

    5. Sayfa
    Bu tabloda ne yazıyor?...

    6. Sayfa
    Edeb yâ hû…

    7. Sayfa
    Eskiden medreselerin, okulların giriş kapılarının üzerine bu yazı vardı…Yani öğrencilerin ilk öğrenmesi gereken bilgi bu idi…Yunus Emre'nin hocası Tapduk'un dergahının giriş kapısında da bu yazı asılıydı…

    8. Sayfa
    Edebiyat kelimesi, bizde ilk defa Tanzimat döneminde kullanılmaya başlamıştır. O dönemde yeni türetilen, bediiyyat, hikemiyyat, türkiyyat,vb. kelimelerdendir. Edebiyat kelimesi Arapça edeb kökünden türetilmiş olmasına rağmen Arapça’da böyle bir kelime yoktur. Tamamen bize ait bir kelimedir.

    9. Sayfa
    Batı dillerindeki “literatür” kelimesine karşılık olarak türetilmiştir. Bu anlamıyla da bugün edebiyat yaygın olarak kullanılmaktadır.

    10. Sayfa
    Edebiyat kelimesi dilimizde;Dile ait ilimler,Güzel yazma sanatı ve onun öğretimi,Edebî yazılar,Bir konu ile ilgili yayınlar,Gereksiz yere sözü uzatmak, süslü sözler söylemek, gibi anlamlarda kullanılmaktadır.

    11. Sayfa
    Edebiyat kelimesi Türkçe Sözlük’te:edebiyat   Ar. edebiyyat  is. (edebiya:tı) 1. Olay, düşünce, duygu ve hayallerin dil aracılığıyla sözlü veya yazılı olarak biçimlendirilmesi sanatı, yazın (II): “Edebiyat hocasıyken talebeme bu nesir sanatından bir defa bahsetmiştim.” -F. R. Atay. 2. Bir bilim kolunun türlü konuları üzerine yazılmış yazı ve eserlerin hepsi, literatür: Hekimlik edebiyatı. 3. mec. İçten olmayan, gereksiz, boş sözler.

    12. Sayfa
     Güncel Türkçe Sözlük  edebiyat    Fr. Littérature  1. Sanatça, yani insanda estetik duyguyu heyecana getirecek değerde meydana getirilmiş şiir, sahne eseri, hikâye, roman, söylev gibi nazım veya nesir halindeki eserlerin hepsi. 2. Bu eserlerin yer aldığı sanat kolu. 3. Bu sanatı ve bu eserleri inceleyen bilim. 4. Bu bilimi konu olarak ele alan kitap…şeklinde tarif edilmiştir…

    13. Sayfa
    Özetle, edebiyat kelimesi için;“Malzemesi dil, kaynağı yaşantılar ve hayâl gücü olan bir yaratıcılıktır. Başka bir deyişle edebiyat; duygu, düşünce ve hayâlleri, olayları, eşyaları, soyut ve somut değerleri anlatmak üzere kelimelerle meydana getirilen bir sanat dalıdır…” şeklinde bir tanım yapabiliriz…

    14. Sayfa
    Arıca edebiyat; güzel sanatların bir kolu olmakla beraber, edebî eserleri inceleyen bir bilim dalının da adıdır…Şimdi de karşımıza “edebî eser” veya “edebî metin” kavramı çıkmaktadır…

    15. Sayfa
    Edebî eser nedir ?... Edebî eser dendiği zaman, edebiyat sanatının bünyesinde mutlaka bir sanatçı tarafından oluşturulan ve malzemesi dil olan, insanda bir güzellik (estetik) duygusu uyandıran ve her şeyiyle orijinal (özgün) olan, sözlü veya yazılı sanat eseri, anlaşılmalıdır.

    16. Sayfa
    Orhan OKAY hocanın ifadesi ile; “Edebî eserin diğer sanat ürünlerinden en önemli farkı, [sadece] duyularla değil zihinsel bir çabayla algılanabilir bir yapıya sahip olmasıdır…” ( Okay, Sanat ve Edebiyat Yazıları, 1990 )

    17. Sayfa
    Edebî eser; sadece kendine özgü dili olan, bir başka dile çevrilemeyen, hatta kendi yazıldığı dile bile çevrilemeyen eserdir…Edebî eser; vermek istediklerini açıkça anlatmayan, sezdiren, üstü kapalı ama güzel söylemeyi esas kabul eden eserdir…

    18. Sayfa
    Edebî eser; günlük konuşma dilinin kelimelerini kullanır malzeme olarak, ancak o kelimelerden yeni bir dil “Üst Dil” meydana getirir… Onlara yeni anlamlar kazandırır…Edebî eserin dili ve ifade tarzı orijinaldir…

    19. Sayfa
    Birkaç örnek söyleyiş:Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz…,Ağlasam, sesimi duyar mısınız mısralarımda? Dökülen mey, kırılan şîşe-i rindân olsun…Sular mı yandı? Neden tunca benziyor mermer…Bu gün hastaneyi su yolu ettim…Bir içim su…

    20. Sayfa
    Edebiyat Bilimi…[Fenn-i belâgat, fenn-i şiir]Edebiyatın modern bilimler arasında bir dal olarak kabul görmesi çok yenidir… Başlıkta da ifade edildiği gibi, geçmişte edebiyat bilimi yerine “Fenn-i belâgat” veya “Fenn-i şiir” gibi terimlerin kullanıldığını görüyoruz.

    21. Sayfa
    Belâgat nedir?Belâgat ise; “sözün düzgün, kusursuz, yerinde ve adamına göre söylenmesini öğreten ilim” olarak tanımlanmaktadır.Bu tanım genellikle manzum eserleri kapsadığından, tanımın bu günkü “edebiyat bilimi” kavramı ile örtüşmediğini görüyoruz.

    22. Sayfa
    Edebiyat biliminin temel görevi nedir?Edebî metinleri, sanatın öznel yapısını reddetmeden, kişisellikten kurtarıp belli bir metoda bağlayarak incelemektir…

    23. Sayfa
    “Sanat’ı oluşturan Dört Unsur”TTTOkurEserSanatçı T O P L U M

    24. Sayfa
    Sanat Kuramları Bunlardan Birisine Yöneliktir.TTTOkurEserSanatçı T O P L U M

    25. Sayfa
    İnceleme nasıl yapılıyor? Edebiyat bilimi bunu yaparken; Eserleri birbirine göre değerlendirir, ayrıca eserin; Çağı, Nesli ve türü, içindeki yerini inceler…

    26. Sayfa
    Edebiyat biliminin bünyesinde;Edebiyat tarihi,Edebiyat sosyolojisi, Edebiyat kuramları, Karşılaştırmalı edebiyat,Edebî eleştiri, veEdebiyat eğitimi, gibi bilim kolları vardır.

    27. Sayfa
    Birkaç cümle ile bunları görelim:Edebiyat Tarihi: Bir milletin edebiyatının yüzyıllar boyunca gösterdiği gelişme ve olgunlaşmayı bir bütün olarak inceleyen, edebî oluş ve akımları ele alıp onların siyasî, sosyal ve fikrî şartlarla ilgisini belirleyip onların estetik değerlerini tespit edip açıklayan,Bir bilimdir…

    28. Sayfa
    Edebiyat Tarihi yazma yöntemleri:1. Kronolojik yöntem: Meseleyi kaynağından alarak tarihî gelişimini inceleyen bakış açısı…2. Estetik yöntem: Eserlerin edebî sanatları ve ortaya koydukları değerler üzerinde duran bakış açısı…

    29. Sayfa
    3. Psikolojik yöntem: Eseri meydana getiren sanatkârın ruh durumunu göz önünde tutan anlayış…4. Sosyolojik yöntem: Sanat eserinin içinde üretildiği sosyal çevreyi esas alan bakış açısı…

    30. Sayfa
    Ayrıca,Dünya ve Avrupa Edebiyat Tarihi gibi çok geniş coğrafya alanlarını içine alan nadir örneklerin yanı sıra;1.Milletlerin (Türk Edebiyatı, İngiliz Edeb., Fars Edb. Tarihi vb.),2. Belirli devirlerin (XIX.Asır Türk Edebiyatı Tarihi)3. Edebî Akımların ( Türk Teceddüt Edebiyatı Tarihi )

    31. Sayfa
    4. Türlerin (Türk Tiyatro Edebiyatı) edebiyat tarihleri yazılmıştır… Modern Edebiyat Tarihçiliğinin başlangıcı sayılan eser 18.yy da Fransa’da görülmüştür:

    32. Sayfa
    Yazar: François GranetEseri: Edebî Eserler Üzerine Düşünceler (1736 – 1740) 12 cilt.Diğer Avrupa ülkelerinde de bu tarihten sonra edebiyat Tarihi kabul edeceğimiz eserler yazılmaya başlar…

    33. Sayfa
    Bizde Edebiyat TarihçiliğiOsmanlılar’da biyografiye veya antolojiye benzeyen eserler "Şuara Tezkireleri"dir.İlk Türkçe Tezkîre bilindiği gibi Ali Şîr Nevâî’nin Mecâlisü’n-nefâis’idir. Anadolu sahasında yazılan İlk Türkçe Tezkîre ise 16.yy’da Sehî Bey’in eseri Heşt Bihişt’tir.

    34. Sayfa
    Ayrıca…Ayrıca, Terâcim-i Ahvâl gibi, Mecmua ve Güldesteler gibi daha sonraları Edebiyat tarihlerine kaynaklık edecek eserler de vardır…

    35. Sayfa
    Bunların dışında…Edebiyat tarihi diyebileceğimiz eserler Tanzimattan sonra görülür…Ziya Paşa’nın manzum “Mukaddime-i Harâbat” (1874) ının bir bölümü Osmanlı şairlerini Kudema, Evâsıt ve Evâhir gibi tasniflerle anlatır. Bu açıdan eser, eski tezkirelerden farklıdır…

    36. Sayfa
    Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye…Osmanlıda ‘Edebiyat Tarihi’ adını taşıyan ilk eser, Abdülhalim Memduh’un eseridir ve 1888 yılında yazılmıştır…Diğerleri:Faik Reşad, Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye 1912Ali Ekrem, Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye 1912Şahabettin Süleyman, Tarih-i Edebiyat-ı Osmaniye1912

    37. Sayfa
    Köprülüzade M. Fuad, Türk Tarih-i Edebiyat Dersleri, 1914Köprülüzade M.Fuad-Şahabettin Süleyman, Yeni Osmanlı Tarih-i Edebiyatı, 1914İbrahim Necmi, Tarih-i Edebiyat Dersleri, 1922İsmail Hikmet, Türk Edebiyatı Tarihi, 1925İsmail Habib, Türk Teceddüd Edebiyatı Tarihi,1924Agâh Sırrı, Edebiyat Tarihi Dersleri, 1932Sadettin Nüzhet, Mustafa Nihat Özön, Nihal Atsız, Nihat Sami Banarlı, Vasfi Mahir Kocatürk, Kenan Akyüz, Ahmet Hamdi Tanpınar, Ahmet Kabaklı vb yazarların da eserlerini saymak mümkündür…

    38. Sayfa
    Edebiyat SosyolojisiEdebiyat Sosyolojisi, toplumla edebiyat arasındaki ilişkileri inceler… Çünkü edebî eser, içinde üretildiği toplumun ve şartların eseri olduğu kadar, toplum da edebi eserlerin etkisi altındadır…

    39. Sayfa
    Halit Ziya Uşaklıgil bir konuşmasında: “ «Şüphesiz hayatı romanlar yapar…” der.Bu söz size ne düşündürüyor?

    40. Sayfa
    Dikkat !Edebiyat eserlerinin Sosyolojik tahliller için bir veri tabanı gibi değerlendirilmesi ne kadar doğrudur?Edebî eserin itibârî (kurmaca) olduğu asla unutulmamalıdır…

Edebiyat Videoları

  • 1
    4 hafta önce

    Edebiyat Nedir? En Büyük Problemi, Tartışmaları, Günümüz Eleştirisi Edebiyatın genel çerçevesi, problemleri, hayatımızdaki yeri hakkında farklı bir yaklaşım. İyi seyirler.

Edebiyat Soru & Cevap

  • 5

    3 yıl önce

    Soru : Sanat Metinleri Eserleri Nelerdir?

    3 ay önce
    arkadaslar
    7 ay önce
    Manzum 
    Hikaye
    Destan
    Masal
    Roman
    Halk hikayeleri
    Mesnvi
    2 yıl önce
    destan, masal, halk hikayeleri, manzum hikaye, hikaye, roman, mesnevi

Edebiyat Ek Bilgileri

  • 2
    2 yıl önce

    Edebiyat Nedir?
    Olay, düşünce, duygu ve imajların dil aracılığı ile biçimlendirilmesi sanatı, yazın, literatür

    3 ay önce tşk
  • 2
    9 ay önce


    Batı'da 18. yüzyılda yaygınlaşmıştır. Geçmişte şiir, destan, tiyatro gibi türler genel olarak edebiyat başlığı altında değil, ayrı ayrı ele alınırdı. Türkiye'de de edebiyat terimi bugünkü anlamına ancak 19. yüzyılın sonlarında kavuşmuştur. Divan edebiyatında şiir ve düzyazı (inşa), amaçlan ve kuralları farklı olan iki ayn sanat dalı olarak görülürdü.


Sende Bilgi Ekle

Bu yazının geliştirilmesine yardımcı ol.